Başına Balyoz İnen Kadınlar

Yazan: katil kahya Tarih: 22 Eylül 2012 Cumartesi 2 yorum

2003'ten bu yana neredeyse her haber bülteninde, her akşam aynı şeyleri dinliyoruz, izliyoruz. Evlerde bomba bulundu, bilgisayaralarda belgeler çıktı falan filan.. Karmaşanın 2 adı vardı..Ergenekon ve Balyoz.. Askerler, siviller, yazarlar, aydınlar..Yani AKP'nin işine kim gelmiyorsa, kimin sesi biraz yüksek çıkıyorsa, hele bir de düşünüp, düşündüğünüde yazıyorsa, çat diye alındı içeri .En sonunda 9 yılın ardından, Balyoz'da karar açıklandı Cuma günü.En iyi halle yırtan 16 yıl yedi

İki Ucu Bilinmeyen Denklem

En yüksek cezayı örgüt lideri olmakla suçlanan Çetin Doğan paşa aldı..Tam 18 yıl..Darbeye EKSİK TEŞEBBÜSLE suçlanıyordu..Tabi yine hakimler insaflı davrandı. Çünkü Doğan için savcı müebbet istemişti. Ama bu sonuç garip bir denklemde yarattı. Eğer darbeye eksik teşebbüsle suçlanan bir paşa müebbetle yargılanıp 18 yıl alıyorsa, darbe yapıp, işkence ile yüzlerce faili meçhule sebep olan, ekonomiyi alt üst eden, kısaca ülkenin içine sıçan zat-ı şahanenin cezası ne olmalı?

A)Ressam olmalı
B)Dolgun bir cumhurbaşkanı maaşı almalı
C)Bi siktir git netekim
D)Darbe derken Hürrem'in Mahidevran'ı Manisa'ya sürdürmesini mi kastettiniz?

Fönlü Saçlarla Ağlanmaz

Cuma günü, Silivri'de Balyoz davasının sonucu belli oldu.5 bin sayfalık iddianameden neredeyse 5 bin yıllık hapis cezası çıktı.İçeride durum neydi bilmiyorum ama dışarısı dökülüyordu. Ağlayanlar, bayılanlar..Çoğu paşa eşi,çocuğu kapıda yığıldı kaldı cezaları duyuncu..Ama bir kesimin, özellikle de imamların dikkatini bir tek şey çekti..Kadınların saçları, makyajları, kıyafetleri..Vay efendim sefahat dönemi bitmişmiş,,bunları ne mal olduğu saçlarından belliymiş falan filan..




Ama farkında değiller ki o kadınlar o kapıya binbir umutla gittiler.Belki de eşlerinin, babalarının tahliye olacağından o denli emindiler ki, kutlama için hazırlıkı yaptılar. İçeriden çıkanlara güzel gözükmek için süslendiler.Belki de hayat tarzları böyleydi kime ne..Ama başı açık ya, bakımlı ya hele bir de saç sarıysa, kaçarın yok yollusun demek kimilerine göre

Sökülen Apoletler

Bugün Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç bir açıklama yaptı..İtiraz hakları var dedi..Ancak o konuşmada bir tek şey dikkatimi çekti. Ne olursa olsun askeriyeden ihraç edilecekler, apoletleri sökülecek dendi..Yani bir ömür omuza takmak için uğraşılan apoletler, sanal bir davanın, şaibeli kararı ile sökülüp atılacak. İşin önemli yanı ise; aslında sökülen apolet değil, itibar. TSK'nın askerleri..Hayatları askeri okullarda geçmiş..Yani başka bir iş bilmiyorlar..Bütün sosyal çevreleri, hayatları en önemlisi ekmek kapıları askerlik. Ve şimdi bir anlamda hayatları ellerinden alınıyor.

Dışarıda Olmanın Dayanılmaz Hafifliği

Şimdi askerlerin durumu ne olacak, Yargıtay karar verecek..Ama sonuç ne olursa olsun evdeki kadınların başına indi bile koca bir balyoz.Maruz kaldıkları baskı, dışlanma hissi ve yandaş medyanın hakaretlerini saymıyorum bile..Ancak onların birçoğu artık çalışmak zorunda olan ev hanımları.Çünkü eşleri ister içeride kalsın, ister dışarı çıksın, hiçbirinin artık bir işi yok..İşleri olmadığı gibi itibarları da yok. Yani işin özü balyoz asıl kadınların başına indi..Üstelik yargı, askerler gibi eksik teşebbüste de bulunmadı.

2 yorum:

Yorum Gönder