Babama Selamlar...

Yazan: katil kahya Tarih: 10 Şubat 2015 Salı 0 yorum
Bir taş plak kadar dayanıklı ve bir o kadar da narin bir adamdı babam. Dünyanın en iyi insanı ve dünyanın en kötü babasını aynı bünyede barındıracak kadar da yetenekliydi. Akran olsak arkadaşım olması için çıldırırdım herhalde ama babam olunca pek eğlenceli olmuyordu buluşmalarımız. İlk geceler hariç. Benim babam denizciydi, iki üç ayda bir, üç dört günlüğüne gelirdi eve. Açık denizde geçen ayların yorgunluğunu, yalnızlığı üzerinden atıp karaya adapte olmak için gemiden iner inmez tekele koşar, en yakın dostunu kolunun altına koyup öyle gelirdi eve. Babam daha gemiden inmeden başlardı evdeki telaş. Annem günler öncesinden hazırlığa başlar, dolaba sıra sıra mezeleri dizerdi, allah için lezzetli de olurdu. Kardeşim ve ben de yarı gerginlik yarı heyecan içinde beklerdik gelişini. Babamın gelişi hem hasret gidermekti bizim için hem de var olduğunu sandığımız özgürlüklerin kısıtlanması anlamına gelirdi. Babam girişten salona ışık hızıyla geçerdi. Hemen rakısını açar ve anneme "hanım koy bakalım Müzeyyen hanımın plağını" derdi. Dedemden kalma antika pikap dolaptan çıkarılır, tüm evi Müzeyyen Senar'ın cızırtılı taş plaktan yükselen kusursuz sesi kaplardı. Babam, gemide katran arasında, tek bir insan ya da kara parçası görmediği aylardan sonra ancak Müzeyyen Hanım'ı dinleyince insan olduğumu hatırlıyorum derdi. Komşular bile bizim evden Müzeyyen Senar sesi geliyorsa kapıyı çalmazdı, bilirlerdi babam evde,

Babam ölünce günlerce Müzeyyen Senar dinledim. Her bir şarkısını, sesinin her tonunu hafızama işledim. Şarkıların sözlerinde babamı aradım, onunla hasret giderdim, söyleyemediklerimi, hislerimi anlattım. Babamın bana bıraktığı en büyük mirastı Müzeyyen Senar'ın taş plakları.Hala gözüm gibi saklarım. Bu akşam eve gelince, tıpkı babam gibi çay bardağına rakı koydum, yıllardır açmadığımı pikabı açtım ve babamın deyimiyle Müzeyyen hanımı dinledim. Ben aslında bugün Müzeyyen Senar ile birlikte bir kez daha babamı gömdüm. Babam öleli seneler oldu aslında. Bir mart sabahı fırtınalar estirdiği hayata sessiz sedasız veda etti. Yıllardır bir karış toprağın altında yapayalnız yatıyor...Daha doğrusu yatıyordu. Artık en sevdiği, en hayran olduğu kadın da yanında. Daha bugün uğurladık onu. Müzeyyen Hanım güle güle git, babama da selam söyle.


0 yorum:

Yorum Gönder