SELİM SESLER’E SES VERİN

Yazan: katil kahya Tarih: 4 Mart 2013 Pazartesi 0 yorum


Selim Sesler… Adı bile ahenkli adamın..Tıpkı müziği gibi... Belki birçoğunuz adını ilk kez duydunuz, belki de benim gibi ağır hayranısınız. Türkiye’de maalesef adını çok fazla duyuramasa da, kendisi dünyanın ayakta alkışladığı bir klarnet virtüözü. Amerika’da, Avrupa’da binlerce hayranı var. Özellikle İspanya’da çok seviliyor ve dinleniyor. Saygın caz festivallerinde, açılış konserinde sahne alacak kadar önemli bir isim. Hani o ağzımız açık izlediğimiz, kırmızı halı törenlerinde gördüğümüzde “abi bu adam Türk” diye yabancı arkadaşlarımıza kendi çapımızda hava attığımız Fatih Akın var ya, Selim Sesler işte o dünya çapındaki yönetmenin bile ilham kaynağı. Başta Altın Ayı olmak üzere birçok ödül alan “Duvara Karşı” filmi dahil olmak üzere bütün Fatih Akın filmlerinin müziğini yapan daha önemlisi o filmlerin senaryosunun yazılmasına neden olan adam Selim Sesler. Öyle bir klarnet çalıyor ki, insanın beyni uyuşuyor, hipnotize oluyorsun resmen. Klarneti çalmıyor adeta konuşturuyor, oynatıyor. 



Ama dünyanın önünde eğildiği o klarnet pas tuttu. Çünkü Selim Sesler tam 18 aydır klarnetine dokunmuyor, daha doğrusu dokunamıyor. Kalbinin yerinde takılı olan cihaz buna izin vermiyor. Geçtiğimiz günlerde evinin kapılarını açtı bana. Tarlabaşı, Kalyoncu caddesindeki mütevazı evinde eşiyle birlikte ağırladılar beni. Bütün çaresizliğine, sıkıntısına rağmen yüzü gülüyordu. Aklıma gelen ilk soru “Neden hala bu evde oturuyorsunuz?” oldu. Cevap yüzüme tokat gibi yapıştı. “İstediğim kadar ünlü olayım, zengin olayım benim özüm bu. Ben bir Romanım. Evim, yurdum Tarlabaşı. Sırf cebim para gördü, şanım şöhretim oldu diye insanlarımı, mahallemi terk edemem” İşte Selim Sesler’i sevmek için bir neden daha. Kimliğini kaybetmeden, geçmişine sırtını dönmeden şu an bulunduğu yerlere gelebilmiş gerçek bir sanatçı.

Şimdi yeniden dönelim sağlık durumuna. Selim Sesler, 18 ay önce Almanya’da verdiği konserin ardından, soluğu dünyaca ünlü müzik şirketi Sony’de aldı. Bir albüm anlaşması yaptılar. Önce dünya müzikseverlerinin gönlünü fetheden Sesler, şimdi de kendi ülkesinde sesinin duyurmaya karar vermişti. Ama Sony’nin ofisinden çıkar çıkmaz yere yığıldı. Gözünü açtığında hastanedeydi ve kalbinin yerinde fotoğrafta da gördüğünüz kol çantası şeklinde bir cihaz takılıydı. Çünkü kalbi iflas etmişti. Selim Sesler’in vücuduna 18 aydır bir makine kan pompalıyor ama kalp nakli şart. Üstelik zaman giderek daralıyor. Selim Sesler ise en çok klarnet çalamadığı için üzülüyor. Belki bir daha asla klarnet çalamayacak, belki bir daha onun nefesiyle ses verdiği o müthiş şarkıları, kulağımızın pasını silemeyecek. En acısı da yalnız bırakılmış olması. Yanında sadık birkaç dostundan başka kimse yok. Türkiye’yi yurt dışında temsil eden bir ismi , Kültür Bakanlığı arayıp sormuyor bile. Belli ki kendileri tanımadığı için, kimse tanımıyor sanıyorlar, önemsiz görüyorlar. Selim Sesler, Tarlabaşı’ndaki evinde yardım bekliyor. Yüzü gülse de içinden yardım çığlıkları atıyor. Selim Sesler’in sesini duyuyor musunuz?

0 yorum:

Yorum Gönder